20090407

Synecdoche New York


Tam anlamıyla özümseyememiş olabileceğimden bu filmle ilgili bir eleştiri yazısı yazsam başlangıcı şöyle olurdu:

"Hakikat, ortada bir hakikat bulunmadığını gizlemeye çalıştığından simülakrların hakikati gizleme şansı yoktur. Simülakr hakikat demektir.

İnsanın aklına gelebilecek en güzel simülasyon alegorisi olduğunu düşündüğümüz bu Borges masalında:

İmparatorluğun hizmetindeki haritacıların çizdikleri harita sonunda imparatorluğun topraklarına birebir eşit boyutlara sahip bir belgeye dönüşmektedir (ancak çökmeye başlayan imparatorlukla birlikte lime lime olmuş bu harita parçalarıyla çölde karşılaşan insanlar vardır -sonuçta bu harap olmuş soyut metafizik güzelliğin, imparatorluğun şanına yakışan bir görünüme sahip olduğu ve eskidikçe gerçeğiyle birbirine karıştırılan sahtesi gibi İmparatorluğun da bir leş gibi çürüdükçe özüne yani toprağa dönüştüğü görülmektedir)."

20090402

Kargaların anısına...


Atılkunst sanat kolektifinin sınava hazırlık testlerinden yola çıkarak hazırladıkları Kılavuz projesi, İstanbul Sanat Araştırmaları Derneği tarafından yayımlandı. Test sorularında, Aysun Kayacı da mevcut...

Kendilerine Atılkunst adını veren ve her biri değişik formasyonlardan gelme üç ayrı genç kadın sanatçı, Türkiye'nin sınav kültürünü gerek sözlü, gerekse yazılı bir yaklaşımla eleştirel yönden büyüteç altına almak üzere, Kılavuz adlı bir sanat kitabı yayımladı. Tanıtımı İstanbul Tünel'deki BAS - İstanbul Sanat Araştırmaları Derneği adlı sanat mekânında yapılan kitap, BAS'ın sorumlusu, sanatçı ve editör Banu Cennetoğlu'nun Philippe Hoegen ile imzasını attığı Bent Sanatçı Kitapları dizisinin beşinci halkası. 750 adet basılan 560 sayfalık Kılavuz, temelini Türkiye'de yaşanan 'sınav kültürü'nün ironik ve yakın tarihli örneklerini derlemesi bakımından öne çıkıyor. Atılkunst'u oluşturan üç genç kadın sanatçı, Kılavuz'da harmanladıkları ve Milli Tarih'ten Milli Coğrafya'ya, Psikoloji'den mantığa, İngilizce'den Sosyal Bilgiler'e uzanan soru örneklerine müdahalede bulunmamış. Sanatçılara göre Kılavuz, "Türkiye'de seviye atlamak, bir yere yerleştirilmek ve geçiş yapabilmek için verilmesi gereken sınavların tümünden oluşmuş" bir kitap.


(Daha fazla bilgi için bkz: BAS)

20090318

Andy Warhol & Obama & Mustafa Sarıgül





Sıkıcı

Bugün birçok şey sıkıcı geliyor. Bazı sabahlar huysuz ve uyuz kalkarsın ve bütün gün o şekilde devam eder, işte ediyor. Şu anda işte olmak istemediğimden olsa gerek kendimi bloga adayabilirim mesai bitene kadar. Keşke sabahki teyzenin Kelebek ekini çalıp işe öyle gelseydim. Bu şekilde bugüne renk de katmış olurdum. Napalım ben de günün anlam ve önemiyle alakalı bir şarkı dinlerim. The Pierces'dan geliyor: "Boring"

Saturday Night
We look alright
We're going out
Boring.
Paris, France
Londontown
NYC
Boring.

Sexy boy
Girl on girl
Manage trois
Boring.
Marijuana
Cocaine
Heroin
Boring.

Galliano
Donatella
Dolce & Gabbana
Boring.
Caviar
Escargot
Dom Perignon
Boring.

Nothing thrills us
Anymore
No one kills us
Anymore
Life is such a chore
When it's….
Boring.

Murat Boz ve sırt dekoltesi sorunu


Genelde otobüs gibi yerlerde başkasının okuduğu şeye dikkatle bakan insanlara hep kıl olmuşumdur. Bütün gayretimle karşımdakinin elimdekini okumaması için bütün taktikleri kullanırım. İlkokuldan kalma alışkanlıklardan biri olan kitap kaplamak da bunlara dahil. Bugün ben de önümde oturan teyzenin okuduğu Kelebek ekine takılmış olarak buldum kendimi. Gözümü dikmedim, başka bir okul alışkanlığı kopya çeker gibi baktım. Sessiz ve derinden.

"Murat Boz, Kelebek için sırt dekolteli kıyafetlerle poz vermişti. Ancak Kuşum Aydın’ın ondan önce sahne kıyafetlerinde sırt dekoltesini kullandığı ortaya çıktı. Yenilikçi ve farklı olmak adına kadın kıyafetlerini maskülen hale çevirip giyen ve “Sınırlarım yoktur, sırt dekoltesi bile giyebilirim” diyen Murat Boz, geçtiğimiz hafta Kelebek’e verdiği röportaj için sırtını açıkta bırakan kıyafetlerle objektif karşısına geçmişti. Ancak sırt dekoltesini kullanan ilk erkek şarkıcının Boz olmadığı ortaya çıktı. Kuşum Aydın daha önce birçok kez sahnede sırt dekolteli kıyafetler tercih etmiş."

20090316

Güneşi gören adam

Film, savaşın nedenlerini sözel olarak anar ve taraflara mümkün olan en hoşgörülü şekilde yaklaşırken asıl öfkesini başka yerlerde gösteriyor. ‘Güneşi Gördüm’ asıl homofobi karşıtı yanıyla önemli. Filme adını veren hikâyenin kahramanı, ailenin kente geldikten sonra travesti olan oğlu. Töre cinayetine, travestiler açısından bakan başka film var mı, hatırlamıyorum. ‘Güneşi Gördüm’ün erkek çocuk fetişizmine, kadınların kuma tehdidi altında yaşamalarına karşı da söyleyecek sözü var. Ve doğru sözler bunlar.
Fakat filmin önemli bir kurgu problemi var. Birçok öykü içiçe anlatılırken tempo tutturulamıyor, zamanda kopukluklar oluşuyor. Oyuncular aksamıyor ki bu kadar kalabalık bir kadrolu filmde oldukça kayda değer. Ama bazı sahneler duygusallık dozundaki aşırılıktan dolayı seyredilebilir gibi değil. Sonuç olarak büyük meselelere el atıyor Kırmızıgül. Büyük bir kitleye de hitap etmek istediğinden çok da radikal şeyler söylemiyor. Ama her şeyi de Kırmızıgül yapacak değil ya.

Ajda Pekkan: Kürtçe şarkı söyleyen kadın

"Kızlar kalkın sesinizi duyurun dünyaya... Kızlar biz istiyoruz ki bizimle aydınlığa... Başını kaldır Kürt kızı... Hani yurt hani özgürlük." Bu türkünün Kürtçe aslı "Keçe Kurdan", 10 Mart'ta Türker İnanoğlu Maslak Show Center'da çınladı. Seslendiren süper star Ajda Pekkan, "alkışlandı." Ancak Adana Başsavcılığı, "Keçe Kurdan"ı radyosunda çalan Dünya Radyo Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Arslan hakkında, "bölücülük yaptığı" iddiasıyla dava açtı. Adana Dünya Radyo'da öğle kuşağı programı programında Türkçe ve Kürtçe türküler çalınıyor. Bunlardan biri de geçen günlerde çalınan "Keçe Kurdan"dı. Radyoda bu türkü çalınınca savcılık soruşturma başlattı. Programın RTÜK'ten kayıtları getirtildi. Sözler Kürtçe olunca programın kaseti emniyete gönderilip çevirisi istendi. Savcılık sözleri "sakıncalı" buldu. Kısa süre sonra da radyonun Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Arslan hakkında dava açıldı.